Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
Necip Fazıl KISAKÜREK
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
Necip Fazıl KISAKÜREK
Çin işi “çakma” ceplerin neden ucuz olduğunu düşündünüz mü? Bu bahtsız adam da düşünmemişti!
Akıllı telefonları daha ucuza getirmek isteyenler ünlü markaların taklitlerine sık sık başvuruyor. Ancak bu taklit telefonlar çoğu zaman kullanıcıları yarı yolda bırakırken bazılarına daha da büyük zararlar veriyor. Hindistan’dan 25 yaşındaki Dhanji Damor da taklit telefonu hayatıyla ödeyenlerden biri.
Çin yapımı bir taklit telefonu, cihaz şardayken kullanmak isteyen Damor’u bu esnada elektrik çarpmış ve arkadaşları onu hastaneye yetiştirmeye çalışsa da hastaneye ulaştıklarında doktor, Damor’un öldüğünü ilan etmiş. Aslında Damor taklit telefonlar sonucunda hayatını kaybeden ilk kişi değil, 2010 yılında bir kadın da yine Çin yapımı bir telefon sonucu hayatını kaybetmişti.
Taklit telefonlar pek tabii fiyatlarıyla cazip görünebilir ancak ödenen bedeller böyle durumlarda çok ağır olabiliyor…
Gökay Özbudak
Kariyer yolunda ilerleyen bir grup yeni mezun, eski üniversitelerindeki profesörlerini ziyaret için bir araya gelirler.
Sohbet, sonunda “işin ve hayatın stresinden şikâyete” döner.
Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesör mutfağa gider ve yanında büyük bir termos içinde çay ve porselen, plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz görünenden, pahalı ve hatta çok özel olanlarına kadar değişik çay bardakları ile gelir.
Herkes bir bardak seçince, profesör şöyle söyler :
“Fark ettiyseniz, tüm pahalı görünen bardaklar alındı ve geriye ucuz görünümlü, sade bardaklar kaldı. Kendiniz için en iyi olanı istemeniz normal olsa da, bu sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynağı aslında. Emin olun ki, bardağın kendisi çayın kalitesine hiç bir şey katmaz. Çoğu zaman, sadece daha pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da içtiğimizi saklar. Hepinizin aslında istediğiniz çaydı, bardak değil, ama bilinçli olarak en iyi bardaklara yöneldiniz ve sonra birbirinizin bardağına bakmaya başladınız. Şunu bir düşünün:
Hayat çaydır. İş, para ve toplumdaki konumunuz da bardaklar. Onlar hayatı tutmak için sadece araçlardır ve seçtiğimiz bardak yaşadığımız hayatın kalitesini belirlemediği gibi değiştirmez de. Bazen sadece bardağa odaklanarak Tanrının sunduğu çayın tadını çıkarmayı unuturuz. Lütfen, Çay’a odaklanın, çayınızın kokusuna, tadına, ısısına …..yani çayı (hayatı) farkındalıkla yudumlayın !
Yoksa içtim (sağa sola bakarken) bir şey anlamadım dersiniz…
En mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip değildirler. Sadece her şeyin en iyi şekilde tadını çıkartır”